Arzu Uludağ Elazığ
İntema A.Ş.
Müşteri İlişkileri Müdürü
Seyahat ve organizasyonlarda, işbirliği yaptığımız kurumda en temelinde 3 özelliğin olmasını arıyoruz. Etkinlikler sırasındaki ilgisi ile etkinliklerimize katılanları memnun etmesi; hazırlıklar ve operasyon sırasında bizi memnun etmesi; iletişimimizde samimi olması. B2B travel ile ilk çalışmamızda, her üç özellikde de ortaya koydukları performans ile bize hep doğru seçim yaptığımızı hissettirdiler.
Etkinliklerimiz sırasındaki çalışkanlıkları, müşterilerimizde sakince ve samimi olarak tek tek ilgilenmeleri, ekibin uyumlu çalışması bize teşekkürlerin dönmesini ve harcanan zaman ve paramızın yerini bulduğunu görmemizi sağladı.Ön araştırmalar, hazırlıklar ve yürütme sırasında iyi ki bu işleri biz doğrudan yapmıyoruz dedik, işlerin kontrol altında olduğunu düşündüğümüz için biz başka konulara zaman ayırabildik, daha az yorulduk. Tüm bunların yanında, hertürlü yönlendirme, tavsiye, uyarı ve tek tük atışmalarımızda samimi olduklarını, bizi dinlemeye ve anlamaya istekli olduklarını gördük.Bu yüzden birbirimize bir dediğimizi bir daha yinelemedik.Anlaştık. Şimdi, işortağı anlayışı ile sürekli çalışır, danışır olduk.Birbirimize katkımızın gelişerek süreceğine eminim.
__________________________________________________________________________________________________________
Dr. Ayşe Bolcakan
Aviva Sigorta A.Ş.
Satış ve Pazarlama Direktörü
Acentelerimiz için yaptığımız sıkıcı Avrupa gezilerinden sonra, 2005 yılı sonlarında acente gezilerimizin konseptini değiştirmeyi düşünürken B2B travel'dan Fatih Bey ve Recep Bey ziyaretimize geldiler. Daha ilk görüşmemizde kendileriyle çok iyi anlaşacağımızı görmüştüm: benden de titizdiler.
Birlikte yaptığımız ilk gezi 14 - 21 Mayıs 2006 tarihinde Bali - Kuala Lumpur gezisiydi. Gezinin üç günü için 75 acentemizin odalarına koyduğumuz hediyeler, mektuplar ve aktivitelerle desteklediğimiz ayrı birer konsept oluşturmuştuk: Huzur ve Dinginlik, Yeniden Doğuş ve Arınma, Özgürlük ve Öze Dönüş. Bu gezi Aviva Sigorta acente gezileri için bir dönüm noktası oldu. Gezdiğimiz her yer, otelimiz, restaurant seçimleri çok özenliydi, tüm konuklarımız ve Aviva Sigorta ekibi bu unutulmaz geziden çok güzel anılarla ayrıldılar. Ben bile harika zaman geçirmiştim, her şey önceden düşünülmüştü, hiç bir ayrıntı B2B travel ekibinin ilgisinden kaçmıyordu! Recep Bey tüm konukların bardaklarının dolu olup olmadığına kadar takip ediyordu. Acentelerimiz bu sıcak ilgiyi karşılıksız bırakmadılar. Recep Bey ve ekibi o günden sonra Aviva ailesinin bir parçası oldular.
İzleyen gezimiz 2-5 Mayıs 2007 St. Petersburg'daydı. Beyaz gecelere yakın bir tarihte yaptığımız bu gezi de kusursuz planlanmış ve yönetilmişti. Acentelerimiz odalarında, sandalyelerinde buldukları her bir babuşka bebeği ile ayrı bir sürprizi yaşadılar. Ardından yaklaşık 90 kişilik bir grup acentemiz Bay Travel ekibiyle Kıbrıs seyahati gerçekleştirdiler.
Bu yılki gezimizi ise Recep Bey'in "ideal destinasyon" önerisi ile ise 18 Mayıs - 24 Mayıs 2008 Rio de Janeiro'da gerçekleştirdik. Gerçekten isabetli bir seçimdi. Rio çok cazibeli bir şehir, Copacabana plajındaki otelimizden çok memnun kaldık, Brezilya mutfağından da. Özellikle erkekler Maracana Stadyumunda çocuklar gibi eğlendiler. Bu yılın özelliği artık tüm bölge ve kar merkezlerinden gelen konuklarımızın da biribirleri ile dostluklar kurmasıydı. Konuklarımız seneye görüşmek üzere B2B travel ekibine veda ederken, bir sonraki gezinin nerede olacağını soruyordu.
Uzun hazırlıklar sonucu ortaya çıkan bu gezilerin sonunda herkesin mutlu olması ve iyi duygularla ayrılması Şirketimiz için çok önemli. Şimdiden birlikte 2009 yılı bütçeleri ve planları üzerinde birlikte çalışmaya başladık. Acente gezileri benim artık detaylara değil iş ortaklarıma odaklanabildiğim ve ilişkileri geliştirebildiğim geziler haline geldi.
Recep Bey ve ekibi sayesinde....
__________________________________________________________________________________________________________
Emre Baydan
Eczacibasi Girisim Pazarlama
Satış Hizmetleri Bölgeler Yöneticisi
Eczacıbaşı Girişim Pazarlama İş Ortakları Toplantıları
Girişim Pazarlama’nın kurulduğu 1978 yılından bu yana geleneksel olarak her yıl ‘değerlendirme ve hedefler’ üzerine yıllık İş Ortakları Toplantıları yapılmaktadır. Bu toplantılar genellikle yurtdışında düzenlenmektedir. Bunun temel nedeni ise, kuruluş stratejik hedeflerinin İş Ortaklarımız ile paylaşılması ve değerlendirmelerin yapılmasının yanı sıra, farklı kültürlerle tanışmayı ve farklı yerleri de görmeyi sağlamaktır.
2000 yılında Selanik ile başlayan 2004’de Barcelona’da, 2005’de Dubai’de, 2006’ da Lizbon’da ve son olarak 2007 yılında Nice’de yapılan Eczacıbaşı Girişim Pazarlama İş Ortakları Toplantılarımız, seyahatlerimizi organize eden tedarikçimiz B2B travel ile gerçekleştirilmiştir.
4 gün süren toplantılar süresince önceki yıl değerlendirmeleri ve önümüzdeki dönemin planları ile ilgili paylaşım toplantıları yapılmaktadır. Toplantılardan arda kalan zamanlarda ise, B2B travel’ın rehberliğindeki katılımcılarımız bulunduğumuz destinasyonun en güzel tarihi ve turistik güzelliklerini ziyaret etmektedirler.
Özellikle yurtdışı tecrübesi yüksek ve kaliteli çalışanları ile güzel organizasyonlara imza atan B2B travel ile çalışmaktan memnuniyet duymaktayız.
__________________________________________________________________________________________________________
Pınar Keşkek [ 22.07.2003 ]
Gökçeada turumuz diğer köyleri görecek olmanın heyecanıyla devam etti. Bir yandan da “Kesinlikle Bozcaada’ya” gitmeliyiz.” deyip durduk birbirimize… Gördüğümüz bize adaların gerçekten görülmesi gereken yerler olduğunu fark ettirmişti… Zeytinliköy’e giderken ağzımın beş karış açık kalacağını hiç düşünmemiştim. Bildiğim köylerden sandım, tıpkı Gökçeada’yı da bildiğim adalardan sandığım gibi…
Zeytinliköy neden bu adı almış yolda giderken anlıyorsunuz… İki tarafı da zeytin ağaçlarıyla dolu bir yoldan gidiyorsunuz..Yol bakımsız.. Asfalt yok, toz toprak savur savura geçtik oralardan. Otomobilin camları açık, içerde keskin kekik kokusu… Ben gerçekten bu gezide büyülendim.. Bu adada bir şey var… Mistik belki ama ne olursa olsun huzur dolusunuz. Biraz hüzünlendiriyor sizi.. Bunun en büyük sebebi de sanırım her köyde görmeye alıştığınız terkedilmiş Rum evleri ve yıkılmış kiliseler… Tarihin yok oluşu belki de… Hala seyirci kalmak ..
Köyün girişine vardığınız zaman bile anlamıyorsunuz nereye geldiğinizi... Arabanızı park edebileceğiniz küçük bir meydan var.. Ama güzellikler sizi dar bir köy sokağında bekliyor.
Zeytinli, merkeze 3,5 kilometre uzaklıkta.. Eski Rum evleri ile dolu bir köy. Evlerin bir kısmı terkedilmiş ve harap durumda ancak burada da diğer köylerde olduğu gibi halk evlerini satmıyor. Kimi evin varisleri bulunamıyor ve yıkılmaya terkedilmiş. Bir kısım evler tamir görmüş, Rum aileler yazı geçirmek için gelmiş. Biz de bu evlerin sıralandığı sokaklarda dolaştık durduk. Yöreye has mimari görülmeye değerdi. Bir köyün beni bu kadar cezp edeceğini orayı görene kadar düşünmemiştim. İlkokul yok. Köylerdeki tüm okullar kapanmış. Harap vaziyette, içinde eşyaları ile terkedilmiş. Neden?... Çünkü artık çocuk yok…Okumak isteyen az sayıdaki çocuklar ise merkezdeki okula geliyorlar.. Bunu köylülerden öğrendik ancak mesafe o kadar uzun ki bunu başardıklarını ve can attıklarını sanmıyorum.. Kim bilir belki ben neredeyse her mahallede bir okul görmeye alışık olduğumdandır. İnsan alışık olmadığı şeyleri kabul etmekte zorlanıyor biraz…
Restore edilen eski bir Rum evi artık bir otel. Turizm için yeni ve ufak bir canlanma ama bence yeterli.. Gökçeada’yı istila edilmekten kurtarır bence bu durum. Az ve öz olmalı orada her şey.. Aynı zamanda Agios Gergios (Aya Yorgi) Kilisesi köyün girişinde duruyor. Görmeden geçmemek lazım. Taş zeminli sakin sokaklarda gezerken biz de garip bir sessizliğe büründük. Tüm köye zakkumlar arkadaşlık ediyor. Halk canayakın, misafirperver…. Orası gerçekten çok huzur vericiydi… Saatlerce hiç ses çıkarmadan sokaklarında gezebilirsiniz.
Bir yer daha var.anlatmadan edemem. Bir kahveci dükkanı… Madam’ın Dibek Kahvesi…Dibekte dövülen kahve ve fincandaki köpüklü hali… Gel keyfim gel… Madam ve eşi ise hayatımda gördüğüm en sevimli insanlardı... Tek sorunları hala birbirleriyle kavga ediyor olmalarıydı. O kahve sayesinde gördüm onları ve kırk yıl geçse ne Madam’ın ne de hayatımda gördüğüm en sevimli erkek olan eşinin yüzlerini unutmam.
Size sihrini anlatmayı başaramadığım Zeytinli’den zeytin ağaçlarıyla çevrelenmiş yolu takip ederek çıktık. Etrafı seyrettik… Dağlardaki kiliseler biraz silik, biraz bulanık ama eşsiz bir büyü ile duruyordu…
Ana yola çıktığımızda Tepeköy bizi selamladı…
__________________________________________________________________________________________________________